Emır
Hepoglu

Hakkımda

27 Mart 1971 yılında soğuk bir salı sabahı İstanbul’da dünyaya gelmişim. Sancıları başladığında apar topar taksiye bindirilen annemin en net hatırladığı şey o gün Deniz GEZMİŞ’in hapisten kaçtığı. Zira saraçhane civarında polisler taksiyi çevirmiş ve arama yapmak istemişler. Hamile kadıncağızı görüncede hemen geçmesini sağlamışlar. İşte böylesine tarihi günlerin yaşandığı bir döneme denk geliyor benim doğumum. Geliş amacımı hala bulamadım ama benim jenerasyonumda doğanlara neden ‘’Kayıp Kuşak’’ dendiğini gayet iyi anlıyorum. Zira aklımız ermeye başladığında 68 ruhunun heyecanı ile tanıştırılırken, birden kendimizi 70’lerde toz, duman ve kargaşanın ortasında bulduk.

Bendeniz

Bendeniz

80’lerde kalın çerçeveli gözlüğü olan hafif şişmanca bir amcanın öncülüğünde dünyaya açılırken, kutu kola, ellese kot pantolon ve espadril ayakkabı ile tanıştırıldık. TDK marka 120’lik kasetlere Michael JACKSON albümlerini kaydettirmenin dayanılmaz hafifliğini yaşarken mest olduk. 90’larda Rock müziğinin son altın çağının bitişine görkemli bir şekilde şahitlik ederken birde baktık ki biz büyüdükte kirlendi dünya dedirten 2000’lere gelmişiz.

80'li Yıllarda Ben

80’li Yıllarda Ben

 

Çocukluk dan ergenliğe geçişim, Nişantaşı, Taksim ve Karaköy üçgeninde, eski püskü dolmuşlarda ve troleybüslerde (elektrikli otobüs) gerçekleşti. Çünkü evimiz Nişantaşı, Dükkanımız Karaköy, memleketin ilk McDonalds’ı ise Taksimde idi. Kardeşim ve mahalle tayfası ile bu güzergahın dışına çıktığımız tek yer vardı o da Nişantaşı Kız Lisesi. Babam döneminin işinde en iyi ustalarından (havalandırma, klima) Tenekeci Fuat Usta, Annem ise Dünya’nın en profesyonel Ev Hanımı Fatma hanımdır.

1989 yılının ocak 15’inde dönemin İstanbul’u ve kalabalığından sıkılmış olacağım ki soluğu 14 saat içerisinde Antalya’da aldım (ki o dönemde otobüs ile o kadar sürüyordu). Evden tek başıma ilk ayrılışımın ve bir daha asla dönmeyişimin ilk adımıydı bu. Antalya Dedeman oteline stajyer olarak geldiğim bu şehir çok hoşuma gitmiş olmalı, zira bir daha ayrılmamak üzere köklerimi burada salmaya karar verdim. 1989 kasım ayında da Berlin duvarı yıkılınca bunu bir işaret, değişim ve yenilenme için bir fırsat olarak algılayarak güneyde kalmaya iyice kanaat getirdim.

Valide Hanım

Valide Hanım

Aradan geçen 25 yılda Ege ve Akdeniz sahillerinde onlarca tesiste farklı pozisyonlarda görev yaptım. Aralarından meslek olarak ise kendime Housekeeper’lığı seçtim. Bir dönem askerliğimi de yaptığım KKTC’de ve ABD’de bulundum. Çoğunluğu yeni açılış yapan tesislerde çalıştım. Ne kadar güzel bir ülkede yaşadığımı bu vesile ile anlamış oldum.

Sonra otellerde çalışmayı bırakarak sektöre dışarıdan hizmet vermek üzere fiili otelcilik hayatı ile vedalaştım. 2008 yılından bu yana eğitim ve danışmanlık konularına ağırlık vererek ülkede turizm yapılan hemen her destinasyonda projeler ve çalışmalar yürüttüm. 2012 yılında yayınlanan ‘’Cute Towels’’ kitabım ile birlikte Türk halkını oldukça sempatik bir hobi tekniği ile buluşturdum. TRT Türk kanalında bu konu ile ilgili birde belgesel çekildi.

Bradır Lui

Bradır Lui

Halen üniversitelerde seminer ve söyleşilere katılıyor, otel ve tatil köylerinde work shop ve eğitim çalışmaları gerçekleştiriyor, turizm basınında makaleler yayınlıyor ve yeni çıkacak kitabım için hazırlık yapıyorum.

Yani sizin anlayacağınız, hikayemin ne başındayım nede sonunda !

 

 

Loading images...